.
.

GÖZ SAĞLIĞI

   
         
GÖZ SAĞLIĞI BİLGİLERİ


Doğuştan ve sonradan olmak üzere 2 çeşit körlük mevcuttur. Doğuştan körlüğün en önemli nedeni yakın akraba evlilikleridir.

Sonradan olma körlük: Glokom (göz tansiyonu), Diyabetis Mellitus (şeker hastalığı), Behçet hastalığı, ani körlüğe neden olan Sahte içkilerde kullanılan “Metanol-Mavi İspirto”, çeşitli kazalar vs.dir.

Oysa erken Tanı körlüğe neden olan bir çok olumsuz sonucu engeller. Görme duyusunun gelişmesi doğumdan sonra 6 yaşına kadar devam eder. Göz sağlığının korunabilmesi için ilk 3 yaşta göz muayenesinden geçmek gerekir.
Hiçbir şikayeti olmayan çocuğa 3-4 yaşlarına kadar en az bir defa göz muayenesi yapılması gerekir.
Çocuk TV ‘u “yakından izliyorsa ; resim, boyama yaparken başını eğik tutuyorsa ; göz muayenesi hemen yapılmalıdır. Şaşılık varsa ; hangi yaşta olursa olsun vakit kaybedilmeden göz doktoruna baş vurulmalıdır.

DİYABETİS MELLİTUS (Şeker hastalığı) gelişmiş ülkelerde körlüğe yol açan en önemli etkendir.

GLOKOM :40 yaşından sonra herkes göz tansiyonuna baktırmalıdır. Glokom’da (Göz Tansiyonu) erken teşhis çok önemlidir. Uzun süreli “Antidepresan” kullananlarda Göz Tansiyonu “Glokom” riski artmaktadır. 6 Ayda bir göz tansiyonu ölçümü tavsiye edilmektedir.

MİYOPİ: Dışarıdan gelen ışınların görme noktasına ulaşmadan odaklaşması sonucu gelişir.Miyop gözlerde uyum gücü çok az olduğu için kişi uzağı görebilmek için gözlük kullanmak zorundadır.

HİPERMETROPİ: Dışardan gelen ışınların görme noktasının arkasında odaklanması sonucunda gelişir.Düşük dereceli hipermetrop kişiler uyum yaparak normal görebilirler, fakat göz çabuk yorulur.Yüksek hipermetropi ise hem uzak, hem de yakın görme bozukluğudur.
ASTİGMATİZMA: Korneanın kırma gücünün birbirine dik iki eksende farklı olması sonucunda görüntünün farklı düzlemlerde kırılmasıyla meydana gelir. Kornea ve lensin yapısına bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Astigmatizma, her mesafede yansıma ve bulanık görmeye neden olur, sirklerdeki yamuk aynalarda oluşan görüntüye benzetilebilir.Düzenli astigmatizma silindirik merceklerle düzeltilir.Düzensiz astigmatizma birbirine dik iki meridyen yerine çok sayıda odaklaşma çizgilerinin olduğu durumdur. Bu nedenle görme keskinliği ileri derecede düşmüştür. Gözlüklerle tam düzeltilemez. Gaz geçirgen kontakt lenslerle daha iyi sonuçlar alınır.

AMPLİYOPİ (Göz Tembelliği) tedavisinin küçük yaşta yapılması
gerekmektedir. (0-9 Yaş Arası) Yaş ilerledikçe tedavi süresi uzadığı gibi yararlanma oranının da düştüğü kanıtlanmıştır.

SARI NOKTA HASTALIĞI :Diyabet ve hipertansiyondan kaynaklanan göz arkasındaki kanamalar ve sarı noktadan oluşan ödem, erken dönemde teşhis edildiğinde tedavi edilebilir.
Gözün arkasında yer alan sinir tabakası retinada bulunan maküla (sarı nokta, kör nokta) merkezi görmenin % 90’nını sağlamaktadır. Makula Dejenerasyonu; Yaşa bağlı olarak ortaya çıkan, görmeyi direkt olarak etkileyen bir göz hastalığıdır. Kuru ve yaş tip olmak üzere iki türü bulunmaktadır.

Genetik faktörler ve damar yapı bozukluklarının etken olduğu bilinmektedir. Hipertansiyon, şeker hastalığı, anemi (kansızlık), aşırı sigara kullanımı, aşırı güneş ışınlarına maruz kalma hastalığı ilerletmektedir. Kuru tip erken teşhis edilirse fotodinamik tedavi ile durdurulabilir ya da yavaşlatılabilir.
Kronik sigara içen şeker (diabet), glokom (göz tansiyonu) bulunan kişilerde damarsal kaynaklı yan etkilerin ortaya çıktığı kanıtlanmıştır.

DİYABETİK RETİNOPATİ: Gelişmiş ülkelerde 20-74 yaş arasındaki popülasyonda önde gelen körlük nedenlerindendir.
Gözün retina adı verilen ağ tabakasındaki damarlarda tıkanıklıklara ve damar duvarında bozukluklara yol açarak kanama ve sızıntılara neden olur, bunun sonucu olarak körlüğe kadar gidebilen çeşitli lezyonlar ortaya çıkar.

Diyabetik retinopati’ de günümüzde lazer tedavisi uygulanmaktadır zamanında yapılan lazer tedavisi ile ciddi derecede görme kaybı riskinin % 60 oranında azaldığı görülmüştür. Diyabetlilerde göz takibinde amaç;görmeyi tehdit edecek düzeyde diyabetik retonapati varlığında, henüz hastanın görmesinde anlamlı bir bozukluk gelişmeden lazer tedavisi yapılmasıdır, böylece hastanın yaşam kalitesini etkileyecek bir görme kaybının gelişmesi önlenebilir.

NİSTAGMUS: Gözün istemsiz ritmik veya aritmik hareketlerine nistagmus denir. Nistagmusda göz hareketleri çeşitli yönlerde olabilir. Gözlerin her iki yöne de eşit hızda gittiği nistagmüs tiplerine sarkaç tipi, bir yöne yavaş, karşı yöne hızlı gittiği tiplerine de yay tipi denir. Yay tipinde gözlerin hızlı gittiği yön nistagmüsün yönüdür. Belirtileri; görme azlığı, titreyen görüntüler, baş dönmesi ve tek gözde çift görmedir.
1-Oküler 2- Vestibüler 3- Nörolojik (merkezi) 4- Doğuştan olmak üzere 4 çeşidi vardır.
Vestibüler ve nörolojik nistagmüslerde tedavi nedene yöneliktir. Doğuştan nistagmuslerde tedavi optik, ortoptik* ve cerrahi olarak uygulanır.

KATARAKT: sadece yaşa bağlı olarak görülmez. Yeni doğan bebeklerde bile annenin geçirdiği hastalıklar, doğum travmalarına vs. bağlı olarak gelişebilir.
Çocukluk yaşlarında meydana gelen ve farkına varılmayan düşmeler ve başa gelen darbeler de katarakta neden olabilir. Çocuklarda tedavi daha önemlidir, çünkü göz görmeyi tam öğrenemeden ortaya çıkacak olan katarakt, görmenin azalmasına ve göz tembelliğine sebep olabilir, bu da ömür boyu az görme veya körlük tehlikesi demektir.

GÖZ İÇİN 7 TEHLİKE SİNYALİ:
1. Sürekli  kırmızılık:  Kızarıklık ciddi  veya  önemsiz  bir  göz problemine bağlı  olabilir.  Nasıl  ayırtedilebilir?  Genellikle ciddi bir hastalıkta diğer belirtiler de mevcuttur. Ancak, başka bir semptom yoksa bile olağandışı bir kızarıklık devam  ediyorsa doktorunuz tarafından görülmelidir.
2. Devam eden  ağrı, gözde veya çevresinde rahatsızlık hissi varsa…Sağlıklı bir göz ağrı  yapmaz.  Zaman zaman sağlıklı bir insanın da vücudunun çeşitli bölgelerinde gelip geçici ağrılar olabilir. Göz  de  buna dahildir, ancak  sürekli  ağrı  normal değildir. Özellikle göz kızarıksa veya diğer tehlike  sinyalleri de varsa.
3. Görme  bozukluğu: Göz görmek  içindir  ve  en  önemli  tehlike sinyallerinden biri görme problemidir.  Görme  bozukluğu  birçok şekilde   olabilir.   Örneğin   yakın   veya   uzakta   detaylar bulanıklaşabilir. Böyle bulanıklaşma sıklıkla basit  bir  gözlük gereksinimidir. Ciddi değildir ve  tabii  körlüğe  neden  olmaz. Ancak bulanık görme  diabete,  hipertansiyona,  zehirlenmeye  ve daha birçok ciddi probleme bağlı da olabilir.
Periferik görme kaybı  gözde veya beyinde  önemli  bir  hastalığa bağlı özellikle kötü bir  sinyaldir.  Bildiğiniz  gibi  normalde yalnızca baktığınız doğrultuyu değil, iki tarafınızı da görürsünüz. Aynı anda görebildiğiniz  bütün bu alana görme alanı denir. Şayet  bu alanın yalnızca bir kısmı görülüyorsa  nedeni  hemen  her  zaman  retina, optik sinir veya beyin hastalığıdır.
4.Şaşı Gözler:  Çocuklukta  veya  erginlikte  bir  gözün içine  veya  dışına  doğru kayması   beyin ile göz iletişiminde bir problem olduğunu gösterir. Bu durum  göz  sağlıklı görmediği  için  ve  hangi doğrultuya baktığını beyne anlatamadığı için ilerleyebilir.  Veya beyin kontrol sistemlerinin kendisi de bozulmuş olabilir.
5.  Büyüyen  kitleler:   Göz  üzerinde  veya  kapaklar   üzerinde şişlikler ve kitleler enfeksiyon, kanser  veya  görmeyi  bozan diğer anormal durumlara bağlı olarak gelişebilir. Birçok  küçük  et beni ve siyah benler kapaklar üzerinde zararsızca gelişebilir.  Burada sözü edilen küçük problemler değil, gittikçe büyüyen  anormal kitlelerdir. Sürekli kanama söz konusu ise kitlenin kötü huylu olduğu düşünülebilir. Kanserlerin ağrı yapması da şart değildir.
6. Sürekli   Kabuklanma   ve   Sekresyon:     Gözün    yüzeysel enfeksiyonları  irritasyona  neden  olarak  gözden  veya   kapak kenarlarından  yapışkan, iltihabi akıntıya yol açar.  Bu  akıntı kirpik diplerinde ve köşelerde kuruyunca sert  kabuklar  oluşur. Göz yüzeyi enfeksiyona dirençlidir. Ancak  ince  yüzeysel  hücre tabakası sıyrılırsa örneğin,  lens  takarken  veya gözler sertçe ovuşturulduğunda, yüzeysel mikroplar hassas  derin dokulara girebilir ve hızla çoğalır. O nedenle mikrop kapmış olan  bir  göz, normalde sağlıklı bir göze zarar vermeyen önemsiz sıyrıklardan bile zarar görebilir. Bu tip enfeksiyonlarda gözler uygun antibiyotik  kullanımı  ile temizlenmelidir.
7.  Pupilla   Değişiklikleri:    Normalde,   pupillalar   (irisin merkezindeki   siyahlık)   yuvarlak   veya   iki   gözde    eşit büyüklüktedir. Pupilla büyüklüğü göz içine giren ışık  miktarını ayarlar ve beyin tarafından kontrol  edilir.  Muayenenin  önemli bölümlerinden biri pupilla muayenesidir. Çünkü bu beyinle normal veya bozuk sinir bağlantılarının  sonucunu gözlemenin  en  kolay şeklidir. Ayrıca gözün kendisinin ciddi hastalıkları da  pupilla değişikliğine yol açar. O nedenle düzensiz bir pupilla veya  iki göz arasında büyüklük farkı önemli bir tehlike sinyalidir.

GÖZ SAĞLIĞI PERSONELİ : Medikal Doktor (MD).  Antibiyotikler,  anestetikler,  allerji tedavisi ve diğer tıbbi bakım  konusunda  eğitilmiş  ve  tecrübe kazanmıştır.  Ameliyat   yapar,   yaralanmaların   ve   kanserin teşhisini koyar. Pratisyen hekimler de küçük göz problemlerinin çoğunu tedavi edebilir.
Oftalmolog : Göz konusunda ihtisas yapmış  bir  doktordur.  Göz problemlerinin tedavisi konusunda yılların tecrübesine  sahiptir ve herhangi  bir  göz  probleminiz  için  başvurabilirsiniz.  Bu alanda en iyi eksperttir.
Optisyen: gözlük verir. Uygun cam için gözünüzün ölçümünü yapmaz. Yaptığı iş; yalnızca oftalmolog ve optometrist tarafından önerilen uygun camı  sizin  için  en  uygun  gözlük  çerçevesine yerleştirmektir.
Optometrist gözlük camı için  gözünüzün  ölçümünü  yapar.  Ya uygun cam derecesinin reçetesini verir  ya  da  kendisi  gözlüğü sizin için hazırlar. Tıbbi eğitim almamıştır.


 Göz sagligimizi korumak için
Vücudumuzda ortaya çikabilecek tüm hastaliklar gibi çogu göz hastaligi da küçük belirtilerle baslar. Bu belirtiler zamaninda ele alinip incelenmez ise, büyük sorunlar olarak karsimiza çikabilir. Bazi göz hastaliklarinda zamaninda kontrollerin yapilmamasi görme kaybina neden olabilmektedir.

Hastalik ortaya çikmadan taninin konmasi ve varolan sagligin kesintiye ugramadan sürdürülmesi gözlerimiz içinde esastir. Düzenli takip ve kontrol
Dogumdan itibaren yapilacak düzenli kontroller göz sagligimizi kaybetmeden hayatimizi sürdürmemizi saglayacaktir. Bilindigi gibi yeni dogan döneminde yapilacak ilk göz kontrolü çocugumuzu dogumsal geçen hastaliklarin farkina varilmasini ve en kisa zamanda tedaviye baslanmasini saglayacaktir. Dogumdan sonra ilk 1 yas içinde mutlaka göz muayenesi yapilarak varolan durum degerlendirilmelidir. Bundan sonraki dönemde eger ki bir problem mevcut ise, doktorunuzun verdigi periyotlarla kontrollere devam edilmelidir. Herhangi bir problem olmasa dahi çocukluk çagi temel göz problemlerinin görüldügü 3-4 yas ve okul öncesi dönemde mutlaka kontrol muayeneleri yapilmalidir.
 

Copyright © 2007 KAAN OPTİK Gözlük & Lens

Bu Web Sitesine Giriş Yapan Kişi ve Kurumlar Sınırlı Sorumluluk Beyanını  Okumuş ve Kabul Etmiş Sayılırlar....